Sadeleşme Günlüğüm - Gardrop


Bu haftalar hava iyice soğudu. Sıcacık kazaklarımı gitmeyi özlemişim. Mevsim geçişlerinde en önemli değişikliği kıyafet dolabımda yaparım. Bir kaç hafta önce kışlık/yazlık düzenlemesi yaparken yine gardrobumdan koca bir koli kıyafet ayırdım. Çok uzun süredir evden çalıştığım için dolabımdakiler yeter de artar bile diyeceğim duruma geldi. Koronavirüs sebebiyle de zaten sosyalleşme minimuma indi. Bu nedenle kıyafetlerim bana hala gereğinden fazla adette görünüyor. Bir sonraki gardrop düzenlememde sanırım daha farklı bir bakış açısıyla işe girişeceğim. 

Bir kaç yıldır uyguladığım gardrop düzenleme adımlarım şu şekilde: 

1- Dolabımdaki tüm kıyafetleri yatağın üzerine koyuyorum. 

2- Hepsini bir kategoriye ayırıyorum. Her kategorideki ürünleri de kendi içinde değerlendiriyorum. Gruplandırma metodum, kıyafetlerin fonksiyonlarına göre oluyor. Kazak, pantolon, spor kıyafeti, elbise, vb...

3- Beğenmediğim, artık giymeyeceğimi düşündüğüm kıyafetleri hemen çıkarıyorum. Dolaptan atılacak parçaları hemen büyük poşetlere/kolilere yerleştirmek çok iyi oluyor.

4- Beğendiğim ama üzerime olmayan kıyafetleri de çıkarıyorum. Kilo değişimi kaynaklı dar veya bol gelen ürünler olabiliyor. Dileyen tadilata verebilir elbette. Ama tadilattan gelen ürünler aslı gibi olmuyor bence. Zaten daha önce tadilattan geçmiş kıyafetleri giydiğim de hiç olmadı. Bu düzenlemede hamile kıyafetlerimin kalanlarını da attım. Artık aracını tamamladıkları için gereksiz yere bekletmeye gerek görmedim.

5- Beğendiğim, bedeni tam olan, günü gelince giyerim deyip kıyamadığım ama yıllardır da giyemediğim kıyafetler var. En zorlandıklarım bunlar. Bunları bir tarafa ayırıp bir süre sonra yine düşünüyorum. Burası benim biraz daha cesur olmam gereken nokta.   

6- Giyilebilecek ama tadilat isteyen (düğmesi eksik, fermuarı bozuk, bir tarafı sökülmüş) kıyafetleri farklı bir poşete koyuyorum. Bunlar terziden gelince yine dolaba yerleşecek. Bu adımdaki eksikliğim, tadilata vermek için çok beklemem. Bu sefer öncelik verip eksikleri dolaba hemen geri yerleştirmek istiyorum.

7- Giyilebilecek bazı kıyafetlerde leke olabiliyor. Bunlar çamaşır sepetine gidiyor. Yıkanıp tekrar dolaba giriyor.

8- Gerekli elemeler tamamlandıktan sonra ama kıyafetleri daha yerleştirmeden önce dolabın içini bir güzel silmek gerekiyor.

9- Artık yerleştirme vakti. Kırışabilecek kıyafetleri askıya asıyorum. Şifonyere girecek kıyafetlerimi (genellikle ev kıyafetlerim ve pijamalarım) Kon Mari yöntemi ile katlıyorum. Bir kıyafeti alırken diğerlerinin arasından zorla çekmeye çalışmaktan bin kat daha iyi. Bu sefer kışlık dolaba geçtiğim için raflarda yazlıkları arkaya, kışlıkları öne yerleştiriyorum. Elbette kategorilerine göre (spor, ev, kazak, pantolon, hırka, vb.) raflara giriyor.

10- Dolaptan çıkanları kıyafet kumbarasına atıyorum. İhtiyacı olan birileri çevremde olsaydı ilk onlara verirdim.  İkinci el kıyafet satan uygulamalarda da satmayı düşündüğüm olmuştu. Ama teker teker kıyafetleri çekip siteye yüklemek, sonra onların satılmasını beklemek bile çok uzun iş. Benim amacım fazlalıkların elimden bir an önce çıkması. Alternatif olarak, çöpe bile atılabilir. Yeter ki evde gereksiz yer kaplamasın. 

Ohh sonunda inanılmaz bir rahatlama geliyor. Biraz daha hafiflemiş hissediyorum. Yılda 2 kez tüm bu adımları uygulayarak sadeleşme yolculuğumda biraz daha ilerlemiş oluyorum. 






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yemek Planlaması

Ben Kimim?