Kızımın Uyku Eğitimi Süreci

 

Bebeklerde uyku düzeni tüm annelerin (hatta babaların da) en kritik konularından birisi. Bebeğin büyümesinde hem fiziksel açıdan hem de zihinsel açıdan uykunun önemi çok büyük. Bizim de eşimle önemsediğimiz ve bir düzene girmesini istediğimiz bir şeydi.

İlk 3 ay uyku düzeni oturtmaya çalışmak gereksiz, çünkü bebekler için çok erken bir dönem. Bu ilk 3 aylık periyodda yaptığım şeyler şunlardı: Her gün aynı saatte yatırmaya çalışmak ve uyku sırasında karanlık/loş ve sessiz bir ortam sağlamak. Zaten gün içinde uyanık kaldığı zaman aralığı da çok kısa oluyor. Ayrıca kundağa sarıyordum. Çünkü elleri kolları çok hareketli olduğu için sürekli kendini uyandırıyordu, arada sırada yüzünü çizip kanattığı da oluyordu.

Kızım 3 aylık olduğunda gece uykusu rayına oturmuştu. Saat 19:00-20:00 arası uyuyordu. Gece 23:00’te ve 14:00’te iki kere gece beslenmesi yapıyordu. Onu uyandırmadan emzirip tekrar yatırıyordum. Sabah da 6:20-7:30 arasında uyanıyordu. O kadar küçük bebekler için çok iyi bir gece uykusu düzeni aslında. Ancak bebeğim gündüz evde uyumuyordu. Puseti ile dışarıda gezerken uyuyor, ama evde yatakta uyuma gibi bir şey söz konusu değil. Ben de yaz kış demeden her gün dışarı yürüyüşe çıkıyor ve kızımın uyumasını sağlıyordum. 

4-5 aylık gibi olduğunda ise işler biraz değişti. Gündüz uyuması yeterli olmadığı için uykusuzluktan gece uykusuna geçişte zorlanıyordu. Uykusu geldiği ama uykuya geçemediği için cayır cayır ağlamalar başladı. Uykuya geçmesi için kucağımda sallıyordum, uyuyunca yatağına koyuyordum. 4,5 aylık gibiyken kucakta sallama süresi arttıkça arttı. Büyüdükçe daha çok şey dikkatini çekmeye başladığı için her şey onun için uyarandı. Komşudan gelen tıkırtı, banyodaki suyun sesi, gölgenin duvara vurması, vb birçok sebep uykuya dalamaması için yeterliydi.

Ben de bunun üzerine uyku eğitimi konusunu araştırmaya başladım. Çünkü gün geçtikçe daha iyi olacağına daha kötüleşmeye başlamıştı. Uyku eğitimi aldırıp memnun kalanların yorumlarını okuyordum. Ayrıca Tracy Hogg’un uyku eğitimini detaylı açıkladığı kitabını da okudum. Karar verdim: Önce kendim kitaptaki taktikleri uygulayarak uyku eğitimi vermeyi deneyeceğim, başarısız olursam sonra profesyonel destek alacağım. 

Tracy Hogg’un yatır-kaldır metodunu iyice özümsedim, ancak yine de tek başıma bu işe girmeye cesaret edemedim. Çünkü o zamana kadar ağladığı an hep kucağıma alıyordum. Birkaç dakika bile kucağıma almadan bekleme işini tek başıma yapamayacağımı anladım. Gerçi eğitime başlamadığımız halde uyku öncesi cayır cayır ağlıyordu, ama kucağımda ağlamasını bir nebze daha kabul edebiliyordum. 

En başta şunu belirtmemde fayda var. Uyku eğitimini almaya karar verdim ama kesinlikle işe yarayacağına inanmıyordum. En azından bunu da son çare denedim demek adına başvuracağım bir yöntemdi. 

Eğitmenleri araştırdığımda 3 tanesi favori listeme girdi. Tevhide Dadı, Tansu Oskay, Pınar Sibirsky. Neden bu üç kişinin ön plana çıktığına değinmek gerekirse:
  • Tevhide Dadı, bebek bakımı ve çocuk gelişimi konusunda uzman ve birçok aileye destek olmuş birisi. Tecrübesini ve sosyal medyada paylaştığı bilgileri çok faydalı bulduğum için uyku eğitimine olan yaklaşımını da kendime yakın buldum.
  • Tansu Oskay, alanında uzman bir pedagog ve uyku eğitimine dair yayınladığı kitabı da mevcut. Uyguladığı yöntem, yine yumuşak geçiş sağlayan bir yöntem olarak göründü.
  • Pınar Sibirsky, uzmanlığı ve verdiği danışmanlık sadece uyku eğitimi üzerine. Uyku eğitimi alanları internetten bulup iletişime geçtim, herkes çok memnun kalmış. Pınar Hanım’ın Youtube’daki videolarını da çok faydalı buluyordum. 
İnternetten bulduğum eğitim içerikleri uyku düzeni sağlama konusunda çok açıklayıcı olsa da benim asıl ihtiyacım olan şey, bağımsız uykuya geçişi sağlamak. Bu nedenle birebir çalışmak için Pınar Hanım ile iletişime geçtim. Ön görüşme için bir tarih belirledik. Henüz görüşme yapmamışken, eşimle bir kafedeyken yan masamızdaki tatlı bir bebeğin ailesi ile tanıştık. Onlar da Pınar Hanım’dan uyku eğitimi almış ve memnun kalmışlar. Tanıştığımız anne diyordu ki; kızım uyurken kahvemi içiyorum, yemeğimi yapıyorum. Ben inanamadım. Eşim de bu uyku eğitimi konusunda çok ümitlendi. Çünkü biz hala yüzde yüz işe yaracağından emin değildik.

Ön görüşme öncesi Pınar Hanım bir link gönderdi. Bu linkten onların sistemine kayıt olup bir anket dolduruluyor. Kişiye özel uyku eğitim planı çıkarması için bu anketteki sorulara verilen cevaplar önem taşıyor. Bana yazılı olarak bir uyku eğitimine dair detaylı doküman attı. Onun üzerine detaylarını telefonda konuştuk. Uyku eğitimi uzaktan ve her gün telefon ve whatsapptan iletişim ile sağlanıyor. 

Benim için eğitim ile ilgili kritik bazı konular vardı. İlki, bebeğin ağlaması. Bu ağlama ne kadar sürecek, ben ne yapacağım, çocuğum ağlarken ne hissedecek, gibi? Hem Tracy Hogg/Kim West gibi uzmanların kitaplarında hem de pedagog ve uyku eğitmenlerinin video/makalelerinden edindiğim bilgiye göre, bu ağlama aslında bir protesto. Konuşmayı bilmediği için kendini ancak ağlayarak ifade edebiliyor. Alışık olmadığı bir şekilde uyumaya bırakıldığı için de bu yeniliği protesto ediyor. Benim için ikinci kritik konu ise anne-bebek güvenli bağlanmasına ilişkindi. Pınar Hanım ile bu konuları konuştuk. Uyguladığı yöntem, anne-bebek arasında güvenli bağlanmaya zarar vermiyor. Eğitim sırasında çocuğumuzun yanındayız ve okşuyoruz, zamanla aşamalı olarak uzaklaşıyoruz. 

5 aylık bebek, 3 gündüz uykusu yapıyor. Kalkış yatış saatleri belli. Hatta beslenme saatleri bile programda belli. Neredeyse 1,5 yaşına gelmiş bir bebek annesi olarak şunu söyleyebilirim; bebekler rutinleri seviyor. Bu nedenle bu günlük plan programa da iyi ki sadık kalmışım diyorum. Pınar Hanım’ın yönteminde önemli olan temel konular, odanın karanlık olması ve uyku ritüeli. Her uyku öncesi benzer ritüellerin yapılması, bebeğin uykuya geçeceğini hatırlatıyor ve uyumama direncini de azaltıyor.

Uyku eğitimine ilk gündüz uykusu ile başladık. Ritüelimiz yaptık, yatağına koydum. Elbette ağlama başladı. Ben de yapmam gerektiği gibi, onu okşayarak kızım yanındayım merak etme diyerek onu okşadım, elini tuttum. 5 dakika boyunca ağladı ve kucağıma almadım. O ağladıkça ben de ağladım niyeyse. 5 dakikanın sonunda hemen uyudu. Çünkü zaten fiziksel olarak uyanıklık süresinin de sonuna gelmişti. 

Normalde eğitim öncesinde çok daha uzun ağlardı. Ama ben klasik anne refleksiyle hemen kucağıma alırdım. Şimdi alamamak sanırım bana zor geldi. Kucağıma alınca hem uyumuyordu hem de ağlamaya devam ediyordu. Yani durum ilk günden daha olumluya dönmüştü. Hatta yattığı gibi 2 saatten fazla uyudu. Uyanınca Pınar Hanım ile günlük telefon görüşmemizi yaptık. Kesinlikle 2 saati geçirmemeli ki diğer gündüz uykuları ve gece uyku saati kaymasın. Eğitim amacı uyku saatlerini de düzenlemek çünkü. Hatta ideali ilk gündüz uykusunda 1,5 saatmiş o aydaki bebek için. 

Her gün sabah Pınar Hanım ile bir önceki geceyi ve yeni günün planını konuştuk. Yanlış yaptığım konuları konuştuk veya bebeğin verdiği reaksiyona göre ritüel, saat veya tekniklerde güncelleme yaptık. Bir haftanın sonunda düzen oturmuştu. Eğitim iki hafta sürüyor. İkinci hafta da ise pekiştirme gibi düşünebilirsiniz, en azından bizde öyle oldu. Düzen oturunca yatağa koyma süreci artık gayet sakin. İlk haftadan sonra ağlamalar kalmadı. İleri ki zamanlarda diş dönemlerinde bazen gece uyanmaları oldu, ona ayrıca değineceğim. 

Bu arada uyku eğitimi sırasında destekli uykuya dair edinilen alışkanlık varsa onlar da bıraktırılıyor. Memede uyuyorsa, emzikle uyuyorsa, ayakta sallanarak uyuyorsa bunlarla da ilişiği kesiliyor. Yatağa bebek uyanıkken konuluyor. Kendi kendine bağımsız ve desteksiz uyumasını öğreniyor. Defne hiç emzik kullanmadığı için ve memede uyuma gibi bir alışkanlığı olmadığı için o sürecimiz olmadı bizim.

Gece her büyük insan gibi elbette bebekler de uyanabiliyor. Bu gibi durumlarda hemen yanına gitmemek gerekiyor. Zaten bebek uyku eğitimde bu şekildeki uyanmalar sonrasında tekrar uykuya dönmesini de öğrenmiş oluyor. Uyandı diye yanına gidip çocuğu rahatsız etmeye ve uykusunu iyice açmaya hiç gerek yok ☺

Uyku eğitimi sonrası kızımda gözlemlediklerim şunlar oldu. Uykusunu iyi aldığı için daha çok gülüyor ve kahkaha atıyor, aktivitelerini yaparken daha iyi odaklanabiliyor, enerjisi yüksek oluyor, hareketleri daha sağlam ve dengeli görünüyor. Okuduğum bir makaleye göre de; uyanıkken gördüklerini ve yaptıklarını gündüz uykusundayken hafızaya daha iyi kaydediyormuş. 

Uyku eğitimi sonrası birkaç arkadaşıma daha önerdim ve onlar da olumlu sonuçlar aldılar. Bu nedenle gözüm kapalı Pınar Hanım’ı tavsiye ederim. Bu eğitim bence bebeğe değil, anneye verilen bir eğitim. 

Umduğumdan daha uzun bir yazı oldu. Uyku eğitimi sonrası uyku düzeni nasıl devam etti, büyüdükçe ne gibi güncellemeler yaptık, beslenme düzeninin uyku için önemi ne, diş dönemi, ayaklanma dönemi, gece beslemeleri nasıl kesildi vs konularında da ayrıca bir yazı paylaşacağım. Uyku eğitimine dair sormak istediğiniz konular varsa mesaj atın, onu da bir sonraki yazıya ekleyeyim. Görüşmek üzere ☺
 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sadeleşme Günlüğüm - Gardrop

Yemek Planlaması

Ben Kimim?